15601,63%-0,65
44,06% -0,02
51,04% -0,26
7249,98% -0,70
11762,06% -1,54
Bodrum’un tanınmış hayırsever iş adamlarından Turizmci Öğretmen Cafer Taşkan bir Bodrumlu
olarak öz eleştiride bulundu ve “Turizm yok olursa Bodrum’un geçim kaynağı ne olur? Yerel işletmeler nasıl
ayakta kalır? Bacasız sanayi dediğimiz ve övündüğümüz turizm geliri yok olursa Bodrum’da ve Türkiye’de
neler olur? Ekonomi nasıl etkilenir? İşte bu yüzden diyorum ki lütfen ama lütfen turizmi, can damarımızı yok
etmeyelim. Mademki bizler bu şehirde yaşıyoruz; din, mezhep, ırk, sen, ben, o, bu, şu ayırımı
gözetmeksizin, birbirimizi ötekileştirmeksizin, kırmadan, üzmeden Bodrum için tek yürek olmalıyız. Eski
Bodrum yok artık. Yeni Bodrum var!..” dedi.
AjansCANKA’ya özel açıklamada bulunan Cafer Taşkan; Yerel seçimler öncesi Bodrum’da din dil ırk
gözetmeksizin birlik olma zamanının geldiğine dikkat çekerek; “Bodrum dünyanın gözbebeği ve önemli bir
turizm merkezi. Uluslararası platformlarda haklı bir şekilde kendine yer bulmuş kadim ilçemiz. Geçmişini,
Bodrum’un yaşayan efsanelerine, koca çınarlarına sormak, bugününü sizlere, bizlere sormak ve sorgulamak
gerekiyor. Bunları sorgulayarak evlatlarımıza, çocuklarımıza geçmişi aratmayacak bir Bodrum bırakmak
mümkün olacaktır. Bodrum halkına toz pembe hayaller vaad etmek istemiyorum ve sizlere öncelikle şunu
söylemek istiyorum. Elden gitmekte olan cennet beldemiz Bodrum’a, gelin hep birlikte sımsıkı sarılalım!
Hiçbir şey için henüz çok geç değil. Zaman birlik olma, beraber olma, el ele kenetlenme zamanı. Şüphesiz ki
küresel dünyada artık yönetim sistemleri, sosyal çevreler, nüfusların demografik yapıları, kısacası her şey
ama her şey değişiyor. Fakat gün geçtikçe değişmeyen ve her geçen gün daha da çoğalarak artan tek şey
var, oda Bodrum’un dağ gibi biriken ve Bodrum’da yaşayan insanların yaka silktiği sorunların varlığıdır. Bu
sorunlar gerek yurt içinde ve gerekse de yurt dışında kötü imaj oluşturmakta. İşte tüm bu olumsuzlukları
değiştirmenin vakti geldi ve geçiyor. Bodrum’un bitmek bilmeyen sorunları yıllardan beri herkesin huzurunu
bozmaya,kurgulanmış gibi her geçen gün dağ gibi büyümektedir. Tabiri caizse sorun çok ama çözüm yok.
Çözüm çalışmaları ise yamalı bohça misali, bir tarafı onarılırken diğer taraftan patlak veriyor.
HAYALİ DEĞİL GERÇEK POLİTİKALAR HAYATA GEÇİRİLMELİ
Bodrum yerel yönetiminin diğer devlet kurumlarıyla iş birliği içinde çalışması gerektiğine de dikkat
çeken Cafer Taşkan; “Bodrumun kulaktan dolma hayali projelere ve süslü laflara ne yazık ki ayıracak ne sabrı
kalmıştır, nede vakti. Hayali belediyecilik, rant uğruna yok edilen Bodrum’un tarihi dokusu, hayati öneme
sahip su ve alt yapı sorunları, trafik karmaşası sorunu, yanlış planlanan akıllı kavşaklar sorunu, Bodrum’un
her geçen gün korkulu rüyası haline gelen Bodrum çöplüğü sorunu, yarım yamalak bırakılan ana yollar ve
köstebek yuvasını andıran şehir içi yollar sorunu, dağ gibi büyüyen çarpık yapılaşma ve imar sorunları,
sağlık hizmetlerinin özellikle yaz aylarındaki yetersizliği, turizmde yaşanan ve turistlere dayatılan
zorbalıklar ve sahtekârlıklar, kaldırımların ve sahillerin şuursuzca işgali… Daha neler, neler… 21. yüzyıl
belediyecilik anlayışı elinde olanla yetinmeyi değil, omurgayı dik tutarak tüm devlet kurum ve
kuruluşlarıyla işbirliğini gerektirmektedir.
Bodrumun en önemli geçim kaynağı turizmdir. Yollar bir şekilde yapılır, su sorunu bir şekilde planlı
çalışmalarla en asgariye indirilebilir, çöp sorunu planlı ve koordineli çalışmayla son bulur, trafik çözülebilir
ama Turizm elden giderse onu bir daha geri getirmek çok zor olur, hatta imkânsız olur. Turizmi Bodrum’da ilk
başlatan köklü ailelerden birinin damadı olarak büyüklerden çok dinledim geçmişteki turizmi. Oysa şimdiki
turizmi gördüğüm zaman dehşete kapılıyorum.
TURİZM MAGANDALIĞI ÖNLENMELİ DÜRÜST ESNAFA DESTEK VERİLMELİ
Ormanlık alanlar ve verimli araziler yok edilerek yapılan devasa büyüklükteki ruhsuz ve mekanik
oteller, katledilen doğa, adım başı açılan ve 5-10 Euro fiyatla zorla satış yapan çakma ürün mağazaları…
Genelleme yapmadan demek istiyorum ki, bu tarz bazı iş yerlerinde çalışan ve son derece kaba ve saldırgan
olan personeller, amacından tamamen saptırılmış başına buyruk barlar ve diskolar, işgal edilen ve resmen
evlerin oturma köşelerine dönüştürülen belediyeye ait sokak kaldırımları, turizm magandalarının Bodrum
sokaklarında estirdiği ve çoğu zaman ölümle sonuçlanan ve şiddete dönen eylemler, Avrupalı turistlere
mekânlarda şuursuzca atılan kazıklar, güzelim sahillerin büyük işletmelerce zorla işgal edilmesi, etrafta
temizlenmeyen ve çoğu zaman katmanlaşan pis koku yayan çöpler, eğlence mekânlarındaki anlamsız eğlence
tarzları ve çirkin görüntüler, daha niceleri… İşte bunlar cennet Bodrum’umuzda turizmi yok etmek için bilerek
kendi ellerimizle yarattığımız canavarlar. Bodrum’un turizm gelirinden başka neyi kaldı? Turizm yok olursa
Bodrum’un geçim kaynağı ne olur? Yerel işletmeler nasıl ayakta kalır? Bacasız sanayi dediğimiz ve
övündüğümüz turizm geliri yok olursa Bodrum’da ve Türkiye’de neler olur? Ekonomi nasıl etkilenir? İşte bu
yüzden diyorum ki lütfen ama lütfen turizmi, can damarımızı yok etmeyelim. Mademki bizler bu şehirde
yaşıyoruz, bu kadim ilçenin ekmeğini yiyoruz, din, mezhep, ırk, sen, ben, o, bu, şu ayırımı gözetmeksizin,
birbirimizi ötekileştirmeksizin, kırmadan, üzmeden Bodrum için tek yürek olmalıyız. Eski Bodrum yok artık.
Yeni Bodrum var… Yeni Bodrum’a yenilikler katarak yeniden var etmek bizlerin elinde… Turizmdeki bu
sorunları ortadan kaldırmak ve yok etmek yüksek maliyetlere bakmaz. Küçük dokunuşlara, estetik
düşüncelere, güçlü ve kararlı yerel yöneticilere ve bu yöneticilerin devletin diğer kurum ve kuruluşlarıyla
omurgayı dik tutarak, iş birliği içinde, aldığı kararlara ve bu kararları kesin ve net bir şekilde uygulamaya
bakar. Lütfen can damarımızı yok etmeyelim. “ dedi.